20 Kasım 2012 Salı

Boynunu Bükme

Eridin mi bittin mi ?
Derdin neydi öldün mü ?
Ben sana hayran idim
Sen neden boyun büktün ?

Sen Aşkımdan Vazgeçme

Yeter ki sen üzülme
Kendine dert etme
Varsın uzasın yollar
Sen aşkımdan vazgeçme

Seni bir ömür beklerim
Sen aşkımdan vazgeçme...

13 Kasım 2012 Salı

Hayata Sen De Güzel Bir İz Bırak

Dede kurşun kalem ile yazı yazmaktadır. Torununun kendisini seyrettiğini fark eder ve bir ara başını kaldırır:
"Evladım, kurşun kalemden dahi insan evladının öğrenmesi gereken öğreti vardır." der ve devam eder.
1. Ne kadar harikalar meydana getirse de onu yöneten bir el vardır. Biz de bu el yaradandır.
2.Arada yazmayı bırakır, kalemimin ucunu sivriltirim. Bu kaleme acı verse de onu güzelleştirir. Hayattaki acılar da işte tam böyledir.
3.Yanlış yaptığımda silmeme olanak tanır. Sen de yapılan hataların telafisine imkan tanımalısın.
4.Kalemi değerli kılan dışındaki tahta değil içindeki kurşundur. Dışını değil sen de kalem gibi içini olgunlaştır, güzelleştir. İnsanların senin dış görünümüne, zenginliğine itibar etmesine izin verme. İç zenginliğini onlara göster.
5.Kurşun kalem her kullanıldığında bir iz bırakır. Sen de hayata güzel bir iz bırak.

6 Kasım 2012 Salı

Mevlana'dan...

Üzülme, dert etme can!
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan
Ne mutlu sana!
Elinde olmayanları söyleme bana...
Elinde olanlardan bahset can
Üzülme
Geceler hep kimsesiz mi geçecek ?
Gidenler dönmeyecek mi ?
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış
Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta...
Gel Gitlerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin ?
Hüzün olgunlaştırır
Kaybetmek sabrı öğretir...

Sherlock Holmes'tan ...

Hayat, insan aklının alabileceğinden çok daha gariptir. Bizler aslında sıradan denen şeyleri çoğu zaman hayal bile edemeyiz. Şayet ikimiz şu pencereden el ele uçup, bu büyük şehrin üzerinde dolaşarak çatıları hafifçe kaldırıp aşağıda olup biten garipliklere, sıra dışı tesadüflere, planlara, niyetlere ve nesilden nesle süren harika olaylar zincirine bakabilseydik, aslında alışıldık ve önceden tahmin edilebilir sonuçlarıyla insan ürünü eserlerin hepsi, yararsız ve sönük bir hal alırdı...

4 Kasım 2012 Pazar

Kusurlar...

Başkalarının kusurlarından bahsetmek istediğin vakit,
Kendi kusurlarını hatırla.
O zaman başkalarının kusurlarıyla alakadar olmaya hakkın olmadığını hatırlarsın...

2 Kasım 2012 Cuma

Nasıl Gülebiliyorsun ?

Etrafıma baktım da sevmediğim insanları gördüm. Hala gülebiliyorlar, yaşadıklarını düşününce "Nasıl ya" diyorsun. Allah "Kul hakkı ile gelmeyin bana" demiş. Helal edilmeyen bir hak ile gideceksin, şimdi gül bakalım...

Aşk

Nerede hangi şartlar altında bulmuş olursan ol,
Boşa harcanmayacak kadar değerli bir olgudur aşk...
"Aşk sevdiğinin gelmeyeceğini bile bile bıkıp usanmadan onu beklemektir."

Uzaktan Sevmek

Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen.
Ne incitir ne acıtır.
Ne yaralar ne kanatır.
Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun,
Varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek...
Uzaktan sevmek en güzelidir bazen...
Hayatında yalan olmazsa, hayatın yalan olur...
Doğruların kaderidir Yalnızlık...

Henrik Ibsen'den...

En güçlü insanlar genellikle yalnızdırlar...

...

"Benimle ömür geçer mi ki" dedim
"Seninle geçirmeye ömür yeter mi" dedi
İşte bu bana bir ömür yetti...

Bir Selam...

Eğer sizi üzen kişilere hala selam verebiliyorsanız,
Bu vicdanınızın sadakasıdır...

Ayrılığın İlk Bayramı

Nasıl ki bir gelinin ilk bayramı varsa bir ölünün de ilk bayramı vardır. Bir ilişkinin ilk bayramı ve ayrılığın ilk bayramı olduğu gibi... 

Bayram

 Muhtemelen biri 3 diğeri 5 yaşında olan iki çocuk 'iyi bayramlar' derken gelen geçen herkese,
 30-35yaşında olan bir adamın 'bayram bitti çocuklar' demesini alkışlıyorum.
( Ardı ardına söylenen "iyi bayramlar" 'dan çocuklar tarafından beklenen tek cevap güler yüzle bir "iyi bayramlar". Çocukların birbirlerine dönüp baktıkları andaki şaşkınlıklarını bir kareye sığdırabilseydim keşke...) Yazık, çok yazık...

21 Ekim 2012 Pazar

Sancı

Koynuma kuldan önce yalnızlık girince,
Boynuma kıldan ince ilmekler dolandı.
Yıllanmış sevgilerden feragat ettim yalanım yok!
Yalan olayım hepsi gerçek bu yazdıklarımın.
Dostlar, o aşık olunanlar, aşk gibi duranlar, savuranlar,savunulanlar,ayaklarıma dolananlar,
O'nlar yılanmış.
Öğrendim ki yıl'anmış gidecek olana.
An yılmış geride kalarak gideni seyredurana.
Günaşırı hangi şiiri bıçaklasam, elimi kesiğe atılacak dikişler tutar satırın en başındayken daha.
Neşterleri biler kalem, bilen bilir jiletlere ödünç bilekler doğurur ateş perileri ve açmaz perdeleri güneş bana burada.
Çok giden oldu buradan.
Sen de gitme şimdi! Yemin olsun,
"O'nlar yakar, ben ısıtırım seni."

Ayrı Yol

Geceleri yastıklar,
Sabahları aynalar öptü en sevdiğinin ölüsünü.
Hissetmedin mi ?

Mimoza'ya Konan Yusufçuk

Yaralarımızın payına kalan,
Kin davasıdır artık sevgilim.
Gönül geçince "Gelme beklemem!" ve "Bekleme gelmem!" dediğin o çoraktan,
Yaradaki kan da benim gibi kurudu çoktan.
"Yalnızlık, aşıkların içindeki acının Türkçesidir."
Ben yazdım...
Sen de yazdır yüreğine bir yere!
Ben okudum...
Sen de okut gözlerine gecelerce!
Ben ezberledim...
Sen de ezberlet bedenine sessizce!
Bir daha görememek için seni,
Kurtulursam dönememek için sana,
Ayak bileklerimi kestim ben az önce...
Ya öldü de!
Ya da artık süründüğümü düşün ömrünce.
Ama emin ol bundan böyle sana geri dönmeyeceğime!

S'onuncu Duruşma

Artık aklımıza her estiğinde her yerde buluşmayacak.
Yani öyle gözlerimiz, her söz sonrası kelimede duruşmayacak.
Tutuşmayacakmışız bir el yordamının ateş-i zerk nöbetlerinde, uzlaşarak.
Nafakası aşk'ın,
Adamın kadına verdiği yalan benzeri sözlerin zamanla hazırlanması.
Sadakası ayrılığın,
Her yeni sabahın göz karartan intihar karanlığı
Ve gece laneti çökmüş uyku kaçırmaları.
Sade izah edilirse her şeyin kefaleti,
Serbest bırakıldık birbirimizden.
Kadının adama değdirdiği dudak izlerinin ileriki zamanlarda olur olmadık anlarda özlenmesi.
Celsede bitse,
Devam eden bir sevda bu.
Canlı kanlı zanlıyız işte abartısız.
"Gelse de gitmese!" dediğimiz anların nankörüyüz şimdi.
"Hakim"olamadık öfkeli anlara.
Kim karar verdi o halde bu kararlarla ayrılmamıza ?
Aşıktık,
Ayrıştık biz!
Ayrılmadık hala aslında.

Yeniden Yaşanır...

Aşk yine yaşanır elbet,
Gittiğinde "Bitti"sel hayata girerek...

Geçmiş Zaman

İzine giz düşmüş gece yarılarında,
Dizine yeni yaralar ekledin diye mi hizasız gidişlerin?
Terzisi kayıp söküklerdik seninle biz.
Terazisi hep eksik tartan döküklerdik kimi zaman da.
Gözlerimiz ayıpları örttü sandık kapadığımızda
Farkında mısın ?
Ben şimdi yeni bir zaman eki arıyorum!
"Ne sev"miş"tim!"  Diye geçmişle hatırlamalı,
Ne de "Gel'ecek"bir gün." Diyerek seni aklımda yaşatmalıyım!

Yokluğun K'uyusunda Büyüsün

O karanlık kuyudayım ve dipnotlara merak saldım.
Kendime, Sensiz, eksik yada geç ulaştım.
Ve dahasın da yeniden sevmek de yok ömrümün.
Aşk elvedasının dansı, hiç kesilmeyecektir.
Razı geldim. yokluğun k'uyusunda büyüsün!
Ben ısırgan otuyum.
Düşlerim yer aklımı.
Sen gözümdeki yaşa dipnot.
İyot basılmış yaralara sancı kanısındayım.
Şimdi gölgesi güzel muhakkak.
Sonbahar gelince de dibinde oturacak mısın bu yaprak jiletli ağacın ?
Nasıl bir aşkın kanıtısın?
Her içime düşeni bile boğdu kalan kırıntıların.

Sessiz Harpler Alfabesi

Artık el emeğim ben.
Başka bir gözün nuruyum.
Ki eve döndüğümde bütün kelimelerle oynanmıştı.
Geç kalmaya bile geç kalmıştım.
Zaman, saati kurmayı unutmuş bir erken doğum süsüydü,
Vedaya sürüldü.
Ben erken dediğinin hep "dün"ü oldum.
Yorgun,uykulu ve geç kalmaya bırakılmış.
Şimdi sen,
Bir yerden sus arakla ve
Anla seni anladığımı susarak da!

Kör

Yanındayken kıymet bilmeyen!
Uzağa düşen için "Göremiyorum!" diye dövünen!
Sorun gözlerinin uzağı görmüyorum olması değil.
Yakını da göremiyordun sen
Sana en yakını da.

Dün

Nasıl da geçip gittin yanımdan,
Hiçbir zaman yanımda olmamış gibi.
El gibi...
Oysa ben kendimi hatırlamak için
Unutmuyorum hala seni.

3 Ekim 2012 Çarşamba

Dünya'nın Bütün Sabahları Çekip Gitti Senle Beraber

Özdemir Asaf'tan

Yalnızlık yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz

Ya da kocaman bir yalan
Kovdukça kovalayan.
Paylaşılmaz

Bir düşün de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz

2 Ekim 2012 Salı

Cemal Süreyya'dan...

Üşüdüysen söyle sevgilim
Seni bir kat daha seveyim...

Müzik ve Hayaller

Sevdiğin müzikleri bir liste yaparsın
Ve sevgilinle iken onları dinlersin, sürekli, art arda
Şarkılarda aşk, sevgi, özlem hatta ayrılık vardır
Ama sen sevgilinin gözlerine baktığında kendinden geçersin
Ne şarkı sözleri önemlidir senin için
Ne de o tını,
Şarkılar artık bir fondur sadece.
Sevgilin gider...
Aynı listeyi tekrar açarsın ve dinlemeye başlarsın
Sözlerine dikkat kesilirsin.
Yalnız olduğun zamanlardaki gibi
Işıkları kapatıp mumunu yakar, oturursun masanın başına
Mumun hafif rüzgarın etkisiyle titreşimini izlersin.
Aklındadır sevgilin,yüreğinde.
Bir dönem canını acıtan şeyler gelir aklına
Gözlerini yumarsın...
Gözleri vardır artık gözünün önünde, yüzü
Dokunmaya doyamadığın yüzü
Parmak uçlarımda hissederim aynı hissi diye beklersin ama...
Dedi ya sana "Hayalim bile olmayacak yanında"
O cümle çınlar kulaklarında.
"Haklısın" dersin.
Kabul etmişlik değil de onun dediğini onaylarcasına "Haklısın"...

30 Eylül 2012 Pazar

His

Bir masada veya çekyatta oturuyorsun
Yada yatakta uzanıyorsun
İçinde garip bir his olur
Tam sol tarafında
Dolu dolu
Hani heyecanlandığında hissedersin ya aynı duyguyu
Ama bu sefer hafif bir korku da eklenmiştir artık ona
Acaba  ? dersin
Neden böyle bir şey hissettim
O...
İyi mi acaba ?
Sesini duysam rahatlarım aslında
Arasam mı ?
Hayır hayııır arama.
Bunu yaparak onu da üzüyorsun
Farkına var yaşadıklarının,
Kabullen bazı şeyleri.
Olmayacak işte...
Üzülme...
Bu sevginin de yok olacağı anlamına gelmiyor
Sen ona olan sevgine saygı duyuyorsun unutma bunu
Bu yok olursa eğer,
İşte o zaman üzül.

21 Eylül 2012 Cuma

Matematik ve Edebiyatın Buluşması

Eksi ile eksinin toplamı eksi eder
Eksi ile eksinin çarpımı artı eder
O zaman her zaman toplama, bazen de çarp ...

Yok öyle şey

Her şey olacağına varır
Ne her şey güzel olur ne de kötü

20 Eylül 2012 Perşembe

Bu iş böyle

Biri sizi geleceğinde görmüyorsa,
Onu geçmişinizde bırakma vakti gelmiş demektir...

O mudur ?

Kapın her çalındıkça o mudur diyeceksin
Beni kaybettin artık sen çok bekleyeceksin
Hele bir yalnız kal da nasılmış göreceksin
Beni kaybettin artık sen çok bekleyeceksin...

19 Eylül 2012 Çarşamba

Gözüm Arıyor

Gecenin bir yarısı uyanıyorum,
Hani gece telefonuna bakmak istersin de gözün kapalı elinle ararsın ya yatağın içinde
İşte öyle arıyorum seni.
Bulamıyorum
Gözümü açıyorum,kapatıyorum,ağlıyorum...
Ve bir kere daha,bir kere,bir kere...
Sonra gün aydınlanıyor
Gözüm seni arıyor yatakta
Dönüp duruyorum
Uyuyamıyorum
Yatağımda, yüreğimde bir boşluk var
Dolduramıyorum

Güven

Güven gözyaşı gibidir
Gözden düştü mü bir daha geri gelmez...

Kal

Dilim "Kal" demeyi bilirdi
Sende kalabilecek yüreği görebilseydi...

Sol Taraf...

Allah sabır versin imtihanı sol tarafından olanlara...